12 EYLÜL
ARTIK İLK GÜNÜN ŞAŞKINLIĞINI ATIP GERÇEKLERİ GÖRME ZAMANI
|
Önce olanları hatırlayalım:2 uçak ikiz kulelere, 1 uçak Pentagon'a çarpar, 1
uçak Kongre veya Beyaz Saray'a yönelmişken Pensilvanya'da düşürülür.Yaklaşık toplam 3.000 ölüden
bahsedilmektedir.
11 Eylül'ün planlayıcısı ve icracıları ABD içindedir, dışında değil.Ladin bu eylemi yapmış ise hala neden CIA ve FBI başkanları koltuklarında kalabilmişlerdir.Bu bile başka ilişkiler yumağı olduğunun en açık delilidir. İlginç anekdot:Afgan mücahitlerine ABD yardımlarının onay tarihi, Rusların Afganistan'ı işgalinden 6 ay öncesine rastlar (Temmuz 1979)İSTİHBARAT DÜNYASI BUDUR İŞTE! Ticaret merkezinde ölen Türk sayısı bile 100 olarak telaffuz edilirken, dünya ticaretinde söz sahibi Yahudilerden ölenlerin sayısının 2 olarak telaffuz edilmesi (AFP-Fransız ajansı, 26 Eylül ) de hayli ilginçtir.Halbuki İkizlerde çalışan İsrailli sayısı 4.000'dir! ( Jeruselam Pst,12 etlül 2001)...11 Eylül saldırısından 4 saat sonra (New Jersey çalışanı) 5 İsrailli hemen tutuklanır.daha sonra bu sayı 120'ye yükselir.CIA başkanı G Tenet İsrail ile arasına mesafe koyar.ABD'nin resmi TV kanalı sayılabilecek Fox TV ,İsraillilerin telefonları dinlediğine dair 4 bölümlük dizi hazırlar, yayınlar. Bush'un kongre
konuşmasından:" Bir karara varmanız şart!Terörle mücadele de ya bizimlesiniz ya
da teröristlerin yanında." Ecevit açıklama yapar:"Amerika kanıtlara ikna
olmuşsa bizim için bu yeterlidir."Ortada suç varsa istihbarat ve müttefiklerle
onlar yakalanabilecekken " kanıt,yargı,mahkeme,adalet " yerine " Awacs, B-1,Scud..."
gibi kavramları tercih etmek ancak kötü niyetle açıklanabilecek bir
durumdur.Hele işin başında, sorun kaynağı olan savaş kavramını çözüm olarak
sunan ve "Haçlı seferi" başlatan Bush gibiler var ise... Saldırı sonrası CNN'de çıkan sevinç gösterisi yapan Filistinlilerle ilgili görüntülerin 1991 tarihine ait olduğu ortaya çıkar."Kod adı :kılıçbalığı" adlı filmin 11 Eylül'den hemen sonra başta İngiltere ve ABD müttefiki ülkelerde oynanması yasaklanır.Nedenini o filmi izleyen anlar! İtalyan başbakanı Alman ve Rus liderlerle buluştuktan sonra "heyecanla" açıklama yapar:"Batı üstün, İslam geri..." der.Baba Bush'un yardımcısı Dan Quayle,Nato eski sekreteri Willy Claes :"En ciddi tehdit İslam", derlerken ,eski İngiltere başbakanı M.Thatcher:" Yeni düşman İslam dünyası" demektedir. Evangelist ABD adalet bakanı John Ashcroft,11.000'den fazla "orta doğuluyu" göz altına alır ve ülke dışına çıkmaya zorlar.Kimi bir kaç nesildir ABD'de yaşamaktadır.11 Eylül'den sonra ABD başkanının korumalığını yapan bir ajan, sırf arap asıllı olduğu için American Airlines şirketine ait bir uçaktan pilot tarafından indirilir.Afganistan'ın başına UNOCAL petrol şirketinin danışmanı,ABD'de vaktini kardeşine ait lokantalarda geçiren, sürgündeki avukat ...Hamid Karzai getirilir.Ülkede yüz binlerce sivil öldürülür.Sonra Irak...Şimdi listede İran...Şunu asla unutmamak gereklidir ki günümüzde Müslümanların eline silah alma sebepleri kendi inanç ve kimlikleri değil, dış etkenlerin sonucudur (Afganistan'da Rusların veya Irak'ta ABD'nin ne işi var ki...? ) New Statesman dergisi:"11 Eylül?Siyonist komplo" başlığını atar. Bush Orlando/Florida'da kendisine saldırı ile ilgili sorulan soruya şöyle cevap verir:" Bir uçağın kuleye çarptığını gördüm.İçeri girdim.Sonra genel sekreter " ikinci bir uçak daha kuleye çarptı " dedi ." der.Halbuki ilk çarpmayla ilgili çarpma anına ait uçak görüntüleri, ancak ikinci çarpışma gerçekleştikten sonra televizyonlarda gösterilmeye başlandı.Bush önce birinci uçağın çarpmasını gördüm sonra ikincisini haber verdiler dedi ama halbuki ikinci çarpma olduktan sonra ilk çarpan uçağın görüntüleri verilmişti televizyonlarda....Acaba Bush saldırıları kendisi için özel kurulmuş bir kapalı devre televizyondan mı izliyordu? 11 Eylül öncesi, saldırıdan en çok etkilenecek 4 şirketin hisseleri borsa da ( 6-7 ve 10 eylül günlerinde) büyük hareketlilik kazanır( UnitedAirlines, American Airlines ve Dünya Ticaret Merkezinde 22'şer katları olan Morgan Stanley ve Merrill Lynch adlı şirketler ..Mesela birinin günlük borsa işlemi günlük 252 iken 10 eylül günü 12.215 olur.)Bu olaylarda adı geçen kişiler de ilginçtir: Biri adı kara para aklama olaylarında geçen A.B. Brown bankası ki 11 eylül öncesi borsadaki işlemlerden milyonlarca dolar kazandı.Bu bankanın eski başdanışmanı sonradan,CIA'ın 3. adamı olur: B. Krongard.Diğeri ilginçtir Alman bankası Deutsche Bank'tır... ! 28 Eylül günü Karaçi'de çıkan "Ümmet" adlı gazeteye Ladin şu açıklamayı yapar:"Saldırıdan haberim yoktu.Masumları öldürmenin iyi bir eylem olduğuna inanmıyorum."Daha sonraki konuşmalarında da asla olayı üstlenmedi! Afganistan'a bombaları yağdırdıktan sonra birden " ladin'in saldırıyı yaptığına dair elimizde kaset var" diye açıklama yapar ABD yönetimi.Pardon ama siz o kadar bombayı delilsiz mi yağdırdınız milletin başına.Ama kasetteki Üsame gerçek Üsame'mi bir çok yorum yapıldı.Kandahar üzerine ABD bomba yağdırılırken (9 kasım günü) kandahar'dan konuşan Ladin hem gülüyor hem de ilk kez eline saat dışında bir ziynet eşyası,yüzük takıyordu.- BELGE ASAGIDA!- Guardian muhabirleri ( Ed Vulliamy ve J. Burke) ise kaset için " tezgah " sıfatını nitelemektedirler.Tezgah şöyle işledi:konuşmayı sağlayan kişinin CIA ajanı olan biri olduğu ortaya çıktığına göre söylenecek tek şey Ladin'in istihbarat oyununa geldiğidir.Kesin olan iki iddia var: Ya Hollywood ürünü bir kaset ( Forrest Gump filminde Tom Hanks , kennedy ile tokalaşır gösterilir, ayrıca Video maker ve yeni çıkan video oynatıcılar ile artık bir çok şey insanların mimikleri oynatılarak söylettirilebiliyor), ya da yapmadığı eylemi üstlendiren yanındaki " şeyhin " yönlendirmesi ile ladin olayı üstlendi.Daha önce de El-Cezire'de bir Üsame kaseti yayınlanacağı duyurulmuş ama kasetteki Üsame nedense solak değil, sağ elini kullanan biri idi.Video'da yayınlanmadı zaten! Suud iktidarı içişleri bakanı Prens Nayef , new York Times'e ilginç açıklamlar yapar:" 11 Eylül Üsame olmasa da gerçekleşecekti." Sudan hükümeti yıllarca araya bir çok aracı koyarak ABD'ye "terörist ilan ettikleri kişilerle ilgili bilgileri vermek " için çağrı yapar.ABD tüm çağrıları reddeder ve sonra da Hartum ilaç firmasını bombalar.Ama aynı ABD 11 Eylül'den sonra aynı kişileri mazeret gösterip dünyada kıyamet koparır...Ladin Sudan'da iken (1990'lı yılllarda ) petrol arama ve Trident nükleer füze üreten İngiliz Hunting Surveys' firmasının Sudan temsilcisi idi.1996'ta ABD ladin'i Sudan'dan çıkarttırır. Suud istihbarat başkanı Türki bin Faysal vasıtasıyla, Pakistan istihbaratı ISI tarafından ABD CIA ajanları desteği ile zamanında Afganistan'da cihadi faaliyetlerde bulunan Üsame'nin etrafındaki istihbarat ağının zamanla ne kadar azaldığı açıkça tartışma konusudur.Zamanında İngilizler tarafından eğitilen mücahidler daha sonra ABD tarafından Küba'ya terörist olarak taşınırlar.25 milyon dolar ödülle aranan Ladin'in o fakir ve farklı görüşlerle dolu ülkede bulunamaması , ABD arayıp bulamazken, Pakistan'lı bir gazeteci tarafından bulunup röportaj yapılması biraz tuhaf olmaktadır. Andreas von Bülov, Alman ( ki dünyada gerçek anlamda ABD aleyhtarı tek güç- elinde bulunduran ülke- Almanya'dır!;Fransa'yı yanına alıp ABD karşısında güç oluşturma işini de Almanya başlatmıştır...! ) hukukcu,siyasi,istihbaratçı.Tagesspiegel gazetesine açıklama yapar:" 30 milyar bütçeli 26 istihbarat birimi olayı duymamış, Atta aktarmalı uçakla son ucağa yetişiyor, geç kalsa bu olay olmayacaktı(!), CNN'in ilan ettiği uçak listesinde eylemcilerin hiç birinin adı yok, biniş kartı almamış, pilotların hiç biri 7700 alarm koduna basmamış.Ama aksine eylemciler tüm alışverişlerini kendi adlarına aldıkları kredi kartı ile yapmışlar,havacılık okuluna kendi adları ile kayıt olmuşlar,eylemci,striptiz barda içip dansöze para yapıştırıyor eylemden önce...11 Eylül olayı silah sanayi, askeri sınai akademik tekelin desteği olmaksızın gerçekleşemezdi." Şu an dünya petrol rezervleri artık ABD'nin elinde....devam ediyor Bülov: "Dünya Ticaret Merkezine yapılan ilk saldırının (1993) bombasını yapan eski bir Mısır'lı subaydı.Saldırıyı yapanları bir araya getiren oydu.Dışişleri bakanlığının ülkeye girmesini yasakladığı bazılarını CIA içeri soktu.Grubun lideri FBI muhbiri idi.Anlaşmaya göre patlayıcı madde son dakikada etkisizleştirilecekti.Ama anlaşmayı FBI bozdu.Bomba patladı.resmi açıklama da ise olay Müslümanların üzerine atıldı."Devam ediyor Bülov:" Bir eylemden kimin çıkarı olduğuna, kimin zarar ettiğine, tesadüflere (!) bakmak lazımdır." ABD dışişleri bakanı Powell,28 ocak 2002 terihli Pakistan Frontier Post gazetesinde bakın ne demiş: " ABD'nin Afganistan'daki varlığı terörizme karşı başarı kazanılsa bile devam edecektir."Reuters (27 ocak 2002):" ABD, güney filipinlerde, Filipinlerdeki Müslüman gerillalara karşı arama yapacak."Pakistan Jang gazetesi(25 ocak 2002):" ABD eski sovyetlerdeki (Özbekistan) aşırıları hedef alıyor." Taipei Times:" ABD Endonezya,Malezya,Singapur,...ile de ilgileniyor."Süreç hızla Büyük İsrail'e dogru gitmektedir. Amiral-Eski Genel Kurmay Başkanı William J. Crowe ( Amerika Atatürk Cemiyeti üyesi, 28 şubat'çı oramiral Güven Erkaya'nın arkadaşı,ABD'deki " Askerde şarbon skandalı'nın başaktörü... ):" Biz çeşitli programlarla çağırdığımız kişileri sınar, aralarından kabiliyetlilerin yolunu açarız." der.ABD her yıl 50 milyon dolara mal olan ABD'yi gezi programı düzenler.Bunu " Uzun vadeli bir ülke savunması yatırımı " olarak görülür.1938 yılında bu program başlatılmış ve günümüze dek 140 bin kişi ABD'ye çağrılmış.Aralarında Afganistan'ın şimdiki başkanı Hamid Karzai, İngiltere başbakanı Blair, Mısır başbakanı Enver Sedat, Alman başbakanı G. Schröder... bu çağrılanlar arasında. Amacımız ABD'yi yüceltmek, " Basir-Sem'i"- Haşa- ilan etmek değil.Sadece ileriye dönük planların olduğunun altını çizmek.hem de "uzun vadeli" ve 10-20...yıl sonrasına dönük planlar bunlar.Amacımız bunları bilelim, ona göre olayları değerlendirelim çağrısı yapmak.Biz de artık bu planlamaya başlayalım isteğinin altını çizmek! Bush halkı korkutarak , sindirerek, yönlendirerek "belli bir amaca " doğru ilerliyor.Şubat başı 2002 'de yapacağı bir konuşmada " Afganistan'da 100.000 eğitimli ,gözü dönmüş silahlı var" diyeceği okuma metnine yazılmışken, CIA'nın araya girmesi ile sayı 15-20.000'e indirilir.Suud istihbaratının başı Türki b. Faysal ise sayıyı 2-3.000 olarak verir."Birliğe sesleniş" konuşmasına sonunda rakam "on binler" olarak yansır.1998'de Saddam halepçe'de 5.000 kişiyi zehirli gazla öldürür.ABD 'den ses çıkmaz.1991 Mart ayında baba Bush'un gazı ile Kürtler ayaklanır, sonra ABD onları yanlız başlarına bırakır, katliam olur.95'te aynısı oldu .Abd yine kılını kımıldatmadı.Irak'ı yerle bir etti Saddam'a ellemedi.Ne zaman ki gerçek menfaatlerine zararı dokunur O'nu ortadan kaldırırlar.Hatta O'nu asan kişinin bile Şii lider - Sadr- olduğunu ileri sürerek son perdede bile Irak'ı bölme için ölüsü üzerinden son kozlarını oynarlar.OYUNLARI BİLMELİ Kİ OYUNLARA GELMEYELİM! ABD , FAA yetkilileri mart 2002'de açıklama yaparlar: zanlı olduğu iddia edilen 9 kişinin uçağa binmeden önce özellikle durdurulup iyice araştırıldığını tespit eder.Yani eylemcilerde 99 sentlik karton kesici olmasına imkan yoktur...Masum Araplardan 9 tanesinin uçağa binmeden gerçektende üstlerinin arandığını, çünkü şüpheli davranışlarda bulunuyorlardı.Eğer dedikleri gibi gerçektende üstleri arandığında sahte isimler kullanıyorlardıysa, o halde FBI’ın yolcu listesindeki bu 9 kişiden hangilerinin gerçektende sahte isimler kullandığını ve bu yolla uçağa binip uçağı kaçırdığını bilmesi gerekirdi. Eğer sahte kimlikler kullanmıyorlardıysa, bu kişilerin neden yolcu listesinde olmadıklarına ne diyeceğiz? Açıkça anlaşılıyor ki, bu 19 Arap hikayesi tamamen kurgu.Washington Post'taki bir başka haber:İkizlere çarpan uçaktan bir kayıt belgesine ulaşılır:10B de oturan biri 9B deki birini silahla öldürür.Ama 10B'de oturan kişinin (Satam M.A. Suqami ) adı yolcu listesinde yokken, öldürülen kişi de ( Daniel C. Lewin ) eski bir İsrail özel kuvvetleri mensubu çıkar. Hatırlanacağı gibi 11 eylül'den sonra dünyayı bir ara şarbon paniği sarmıştı ve önce el kaide sonra Saddam suçlanmıştı.Mektupları gönderen god yerine Allah yazıyordu (... !) İlginçlik devam ediyor :Eylemcilerden Ahmed Alhaznawi eylülden 3 ay önce hastaneye ayağındaki bir yaradan dolayı başvurur.Yara temizlenir ve Ahmed gönderilir.Ama 11 eylül sonrası kayıtlar yeniden incelenince yaranın sebebininşarbon olduğu ortaya çıkar. İşte uzman raporu ile dört dörtlük bir " şarbon saldırılarının arkasında 11 eylülü yapanların var olduğunun " delili.Ama ne olmuşsa FBI sonradan haberi yayınlatmaz.FBI sözcüsü John Collingwood açıkca olayı yalanlar.Ne oldu ise sonradan tezgahdan vazgeçilmiştir.FBI şarbonlu mektupların asıl kaynagını bildiği halde üzerine de gitmez! Ama11 eylül sonrası bir kaç ay içinde Tanya Holzmayer, Guyang Matthew Huang , Pr Don Wiley, David Shwartz, Benito Oue, Set Van Nguyen, Vladimir Pasechnik,V. Korshunov, I. glebov, A. Brunshlinski...gibi bir çok mikrobiyolog dünyanın çeşitli yerlerinde öldürülürler.Her nedense...! Washington eyaletinde bir posta kutusunda bomba bulunur.İmha edilir.Bir paket daha bulunur ama içinden spor ayakkabı çıkar.Ama ilginci her iki pakette de " Filistin'i şimdi özgürleştir." yazması.İlginçlik devam ediyor.Washington'da iki İsrail'li yakalanır.Kullandıkları kamyonda TNT ve RDX patlayıcı izleri bulunur. Meksika parlamentosuna gelen iki İsrailli ( Saur Ben Zvi, S. Guersson) üzerlerinde silah ve patlayıcı maddelerle yakalanırlar.Amaç ABD ile hareket etmek istemeyen parlamentoda patlama meydana getirip ,suçu el-kaide'ye atıp Meksika'yı İslam karşıtı savaşta yanlarına çekmek ( 13 Ekim 2001, Pravda).46 yaşındaki Israel Halberstam kendi yaptığı bombayı bir yere götürürken bomba patlar yakalanır.Irv Rubin ve Earl Krugel bir kaç hedefi bombalamak üzere iken yakalanır ve baskılara rağmen bırakılmazlar. ACABA İSRAİL, PROJEKTORLERI MUSLUMANLAR UZERINE YONLENDIRECEK EYLEMLER MI PLANLAMAKTAYDI... ABD bakan yardımcısı Pete Nelson " İhalelere yabancı(İsrail) ülkeleri almayacağız." derken, Türkiye Tank,Uçak ( F5 ve F-4 ) ihalelerini İsrail'e verir.11 Eylül'den sonra ABD'de İsrail ve İsraillilere bakışları değişir.Neden acaba? Resmi bir uçak kazası için ABD tarafından verilen raporu:Egyptair 990 sefer sayılı uçağın düşme sebebi NTSB tarafında şöyle açıklanır:Yardımcı pilot pilota kızar ve intihar eder.217 yolcu ile beraber .Hem de Mısır'daki Amerikan arabasının lastiklerini değişme zamanı gelmişti ,5 lastiği satın alıp Kaliforniya'dan uçağın kargosuna yüklemişti.OYUNLAR OYUNLAR...
11
Eylül'den bir hafta sonra Bush :" ladin bir numaralı zanlı.Ölü yada diri."
açıklamasını yapar.Ama 6 ay sonra yaptığı ( 13 Mart ) bir basın
toplantısında " Ladin'i ölü ya da diri ele geçirmekle ilgili sorulan soruya
cevabı:" Onunla o kadar da ilgili değilim ." olur.6 ayda ne olmuştu da Ladin
önemini bu kadar kaybetmişti.Amerika genel kurmay başkanı Gen. Richard Myers'de
Nisan 2002'de bir açıklama yapar:" Bizim amacımız hiç bir zaman Bin Ladin'i
yakalamak değildi." Başkan sözcüsü 15 Mayıs 2002 'de açıklama yapar: FBI Bush'u:" yakında uçakla gerçekleştirilen büyük saldırılara maruz kalabiliriz." diye uyarmıştır.Eylül 1999 tarihli "Kim niçin terörist olur" adlı resmi rapor:El kaide silah yüklü uçaklarla CIA ve beyaz saraya saldıracaklar.".Başkan yardımcısı John Ashcroft , 11 eylülden 1,5 ay önce tatile özel jetle çıkar,neden sorusuna cevabı:" FBI uyarısı nedeniyle artık seyahatlere özel uçakla gidilecek." cevabını verir.Demokrat Parti Temsilciler Meclisi Üyesi Cynthia McKinney:"11 Eylül'den en karlı çıkanlar başkan Bush'un yanında yer alan Carlyle Grubu ile irtibatlı kişiler..." der. Ladin CIA ile irtibatlı idi Afgan cihadı sırasında.Buna kuşku yok ve art niyet aramaya da hiç gerek yok.Doğal bir durum.Ortak düşman karşısında işbirliği yapılmıştı.Daha sonra Ladin ABD aleyhine faaliyetlere başlar .bu da bir gerçek.Yani Ladin ile ilgili kitap yazanlardan olan Adam Robinson'un deyimiyle: "Ladin, CIA tarihinin en büyük hatası da " sayılabilir.Yani daha sonra silahını ABD'ye doğrultmuştur Ladin.Buraya kadar kimsenin -Ladin taraftarı Talibancılarda dahil- itiraz edeceğini zannetmeyiz.!Bizim asıl altını çizdiğimiz nokta bundan sonrası :CIA,ISI(Pakistan) ve Suud istihbaratı ile bağlantılı zamanında cihadi faaliyet gösteren Ladin'in etrafında hala istihbarat elemanları var.Hareketleri gözleniyor ve eylemleri ya yönlendiriliyor ya da yaptığı takdirde kendi menfaatleri doğrultusunda nasıl kullanılacağı hesaplanıp eylemlerine göz yumuluyor.Bu iddia ABD "Basir" sıfatına haizdir anlamına gelmiyor.Bu sadece basit bir istihbarat işi ve bu istihbarat dünyasında bunlar gayet doğal bir şey.Anormal olan bu işleri bilmeyenlerin eylemleri tam doğru olarak değerlendirememesidir.Peki 11 Eylül'ü kim mi yaptı.ABD içinden birileri.Büyük ihtimal Siyonistler.Ama karşılıklı menfaatler, suçlu olarak Müslümanları göstermek olduğu için, hem ABD yönetimi hem siyonistler bu yönde propaganda yapmışlar, gerçeği gizlemişlerdir.ABD içi çekişmeler devam ederken, dışarıda İslam'a karşı eylem birliği İsrail ve ABD bazında devam etmektedir.Bush'un ise İsrail taraftarı bir " Evangelist" olduğunu burada unutmayalım! 11 Eylül olmasa idi başta enerji devi Enron şirketinin batması olayı bile Bush'u mahkemelik edebilirdi.Bilindiği gibi bu şirket hem Bush'un seçim çalışmalarına 2 milyar dolar yardım yapmış hem Bush'un danışmanları,savaş bakanı,dış ticaret temsilcisi şimdiki görevlerine Enron'daki koltuklarını boşaltarak gelmişlerdi.
Dünya
Ticaret Merkezi’nin tepesinden bir cisim attığımızı düşünürsek, bu cismin yere
(hava basıncından dolayı biraz daha uzun sürebilir) 9.2 saniyede düşmesi
gerekir. Kuleler, görünen o ki, yukarı katların aşağı katları sıkıştırması
şeklinde çöktü, buda şu anlama gelir, 110 katın çöküşündeki her an, yere
düşmekte olan beton yığınlarının direnci ve hızı, aşağıda sağlam halde bulunan
ve sayıca çökmekte olan katlardan çok daha fazla bulunan katlar tarafından
kesilir. Ama gelin görün ki kuleler 11 saniyede çöktü, yani bal gibi bir serbest
düşüş. Bir “Pancake” çöküşünün mümkün olabilmesi için minimum tam süreyi
hesaplamada çok fazla değişken olmasına rağmen, bunun 20 saniyeden az olmaması
gerekir. Yerçekimi yasasına göre 11 saniyede bir “pancake çöküşü” fiziksel bir
imkansızlıktır.Bu
şekilde bir çökme, ancak bina yıkımlarında kullanılan güçlü patlayıcıların aynı
merkezden devreye sokulmasıyla açıklanabilir.Aynı
zamanda olay anında içeriden bombaların patladığını duyduklarını söyleyen
itfaiyecilerin görgü tanıklıkları vardır.14 Eylül günü Pentagon adına çalışan
bir yıkım uzmanı, Profesör Van Romero,videodan kulelerin yıkım görüntülerini
izlediğinde bunun ancak kontrollü ve bilinçli bir yıkım olabileceğini söylemiş,
Profesör daha sonradan anlaşılamaz bir şekilde sözlerinden çark etmiş, bunun
nedenini açıklayamayacağını söylemiş, daha farklı alternatif bir sunum
yapamamış, gelen baskılar üzerine de sadece bu konu hakkında daha fazla konuşmak
istemediğini söylemiştir. Peki neden Dünya Ticaret Merkezi’ni yıkmak istesinlerdi? Çünkü yıllardır zarar ediyordu. Bu merkez, dünyadaki gayri menkuller arasında en değerli parçalardı ama binaların kendileri tam anlamıyla felaketti. Amyant sorunları altında kiralanmış ve bu problemlerle boğuşmaktaydı. Sahibi olduğu New York Port Authority defalarca bu merkezin finansal bir saatli bombanın üzerinde olduğuna dair uyarılar alıyordu. Ve pek tabii bu merkez, New York semalarına gidecek tüm bu amyant tozu nedeniyle yıkılamazdı, en azından buna göz yumulmazdı. New York Port Authority yıllardır bu binaları satmak için uğraş veriyorlardı, ama bu fikre kimse ilgi duymuyordu. 2001 başlarında sigorta kuruluşlarıyla mahkemelik oldular. Amaçları, sigorta şirketine amyant yenilenmesi için gerekli parayı fatura etmekti. Dava düştü. Bu, binaları daha fazla satılamaz konuma düşürmüştü. Ancak bunun hemen akabinde, Westfield America kıyısında yaşayan, Manhattan gayri menkul geliştiricisi olan Larry Silverstein, burası için 3.2 milyar Amerikan Dolar’ı değerinde bir konsorsiyumla 99 yıllık bir kiralama için girişimde bulundu. Westfield Australia alışveriş plazasının kontrolü için direk olarak 840 Avustralya Dolar’ı önerdi. Silverstein olası bir terörist saldırı için 3.5 milyar Amerikan Doları karşılığında kendisini sigorta altına aldı. Ayrıca Westfield de kendisini terörizme ve kira gelirindeki kayba karşı sigortaladı.Tüm bunların üzerinden çok geçmemişti ki, durduk yere çöken ‘Kule 7’ ile birlikte, Dünya Ticaret Merkezi bir terörist saldırıya (!) kurban gitti ve böylelikle amyant sorunu çözümlenmiş oldu. Pensilvanya çarpması bir tür insansız uçaktı; çünkü yakınlarının bu uçakta olduğunu iddia edip, cesetlerin defin edilmesi için kendilerine iade edilmesini talep eden tek bir kişi bile çıkmadı ve bu sahte uçak kasten düşürüldü. Zaten uçak havada seyir halindeyken vurularak düşürüldü. Uçak enkazının 10 kilometrelik bir alana dağılmış olmasını başka nasıl açıklayabiliriz ki?
ABD’nin
eski Dışişleri Bakanı Albright:“11 Eylül’ü bahane ettiler: 11 Eylül’den önce
bile müdahale programı hazırdı. 11 Eylül saldırılarını, programlarını hayata
geçirmek için kullandılar. Bu nedenle şimdi bir dizi savaş nedeni gösteriliyor
ve bunların çoğu birbiri ile uyuşmuyor’’(
Yeni şafak.21-10-2003)
İLGİNÇ
KARELER İÇİN TIKLAYINIZ http://users.adelphia.net/~earthwatch/ http://www.serendipity.li/wtc5.htm http://www.public-action.com/911/jmcm/physics_1.html http://www.serendipity.li/wot/pop_mech/reply_to_popular_mechanics.htm |